
Dr. Rıza Nur
Hekimliği dışında renkli siyasi hayatı, tıbbi, tarihi ve edebi eserleriyle de tanınan Rıza Nur, 1879’da Sinop’ta doğdu. Asıl adı Rıza olup Nur adını Tıbbiye’de iken almıştır. Rıza Nur ilk ve orta öğrenimini Sinop’ta yaptıktan sonra babası tarafından İstanbul’a getirilerek Soğukçeşme Askeri Rüşdiyesi’ne yazdırıldı. Burayı bitirdikten sonra Tıbbiye İdadisi’ne devam etti ve 1895’te mezun oldu. Daha sonra devam ettiği Askeri Tıbbiye’den 1901 yılında Tabib yüzbaşı olarak mezun oldu. Gülhane hastanesinde staj yaparken Alman hocaları kendisinin çalışkanlığını görerek onu asistan aldılar. Önce dâhiliyede Prof. Dicke Paşa’nın yanında çalıştı. Sonra cerrahi kısmına geçerek operatör oldu. Bu arada Fenn-i Hitan adlı bir eser hazırladı. Bu eser ve sünnet aletlerinden dolayı Sultan Abdulhamid’in takdirini kazanarak irade ile kolağalığına yükseltildi.
1903’te Türk-Sırp sınırı üzerinde Zibefce Gümrüğü’ne bakteriyolog tayin edildi. 1905’te Gülhane’ye muallim muavini (doçent), 1907’de Askeri Tıbbiye cerrahi hocası (Prof) oldu ve binbaşılığa terfi etti. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İttihat ve Terakki’den Sinop mebusu seçilerek Meclis’e girdi. Ancak, İttihat ve Terakki’nin yolsuzlukları, Yahudi etkinliği vb. nedenlerden dolayı partiden istifa etti. Partiden istifa eden ilk mebus oldu. Ahrar Fırkası’na girdi. 31 Mart Vakası’ndan sonra hayatını tehlikede görüp bir Fransız vapuruna binerek İskenderiye’ye gitti. Oradan Atina’ya geçti. Daha sonra Meclis olayda herhangi bir sorumluluğu olmadığı kararına varınca İstanbul’a döndü. Bir müddet sonra askerlikten istifa etti. Cemiyet-i Hafiye meselesinden dolayı tutuklanarak üç buçuk ay kadar Bekirağa Bölüğü’nde yattıktan sonra beraat ederek çıktı. Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın kurucuları arasında yer aldı. Halaskar Zabitan olayının tertiplenmesinde etkili oldu. Babıali baskınından sonra tekrar tutuklanarak Bekirağa Bölüğü’ne kondu. İki gün sonra yurtdışına gönderildi. Mütareke dönemine kadar Avrupa ve Mısır’da kalarak doktorluk ve çeşitli alanlarda araştırmalar yaptı.
Yurda döndükten sonra Meclis-i Mebusan’a, sonra da Büyük Millet Meclisi’ne Sinop mebusu olarak katıldı. Maarif Vekili oldu. 1921 yılında delege olarak Rusya’ya gitti. Zaferden sonra Sıhhat ve Muavenet-i İctimaiyye vekilliğine getirildi. Lozan konferansına ikinci murahhas olarak katıldı. İzmir suikastından sonra bütün muhaliflerin tasfiye edilmesi üzerine, sıranın kendisine geldiğini düşünerek Avrupa’ya gitti (1926). 1933 yılına kadar Paris’te, 1933-1938 yılları arasında İskenderiye’de yaşadı. 1938 yılında Türkiye’ye döndü. 1942 yılının Eylül’ünde vefat etti.
Yazarın Eserleri
- Sayfalar:
- 1




