
M. Tayyib Gökbilgin
1323 (1907)'de Ordu'da dünyaya gelen Gökbilgin, ilmiyeye mensub bir aileden gelmekteydi. Dedeleri, Samsun'a bağlı Çarşamba kasabasında kadılık ve müderrislik yaptıklarından aile Hocazâdeler adıyla anılırdı. Prof. Gökbilgin, ilk tahsilini babası Hacı Mehmed Emin Efendi'nin tekaüdlük yıllarını geçirdiği Çarşamba'da yaptı. Mütâreke sırasında (1919) ilk tahsilini tamamladıktan sonra bir süre medreseye devam ile sarf ve nahiv dersleri gördüğü gibi, babası tarafından da hüsn-i hatta çalıştırıldı.
İstiklâl savaşının zaferle neticelenmesini müteâkıb ara verdiği tahsilini Samsun, Erzurum ve Trabzon Muallim Mekteblerinde tamamlayarak 1929'da öğretmen olarak Erzurum'un Aşkale Nahiyesi Köy Yatı Mektebi'ndeki vazifesine başladı. Bunu Tercan Merkez Yatı Mektebi, Aşkale Merkez, ispir'in Kân ve Salaçur köyleri ile Çarşamba'nın merkez muallimlikleri takib etti. Yedek subaylık hizmetini de bu arada tamamladı.
Yedi senelik öğretmenlikten sonra 1936'da, yeni açılan Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Hungaroloji bölümüne kayd oldu. Bir taraftan bölümün derslerini büyük bir dikkatle takib ederek Macarcayı öğrenirken, bir taraftan da bu dilden, istikbalde en iyi şekilde istifade edebilmek için gerekli yan disiplinleri pek isabetli olarak seçti. Bunlar, Yeni ve Sonçağ Tarihi, Fransızca, Lâtince ve Almanca idi. Bütün bu gayretler kısa zamanda meyvesini verdi ve Prof. L. Râsonyi'nin teşvikleriyle fakültedeki ilk senesinden itibaren yaz aylarını Macaristan'da geçirdi. 1936-39'da Keszthely ve Debrecen Yaz Üniversitelerine devam ederek sertifikalar aldı. 1939 yazında Macarcasını artık Debrecen Üniversitesinde konferans verebilecek seviyeye eriştirmiş bulunuyordu.
Macaristan'da üniversitedeki çalışmalarının yanı sıra Macar Arşivi'nde de iki defa birer ay staj yaparak başarı belgesi almış ve Prof. L. Fekete'nin arşiv meseleleriyle ilgili yazılarını, daha talebeyken (1939) tercüme ve neşr etmişti.
Dört yıllık bu kesif çalışma sonunda, hazırladığı Osmanlı Tarihinin Macarca Kaynakları adlı lisans tezini vererek 1940'da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih asistanlığına talib oldu. Ancak, o sırada asistanlık kadrosu bulunamadığından, asistan olarak vazife görmek üzere, kendisine, Haziran 1940'da Edebiyat Fakültesine bağlı Türkiyat Enstitüsü tercüman yardımcılığı kadrosu tahsis edildi. 1941 sonunda fakülteye yeni kadrolar verilmesinden sonra Şubat 1942'de asistanlık kadrosuna geçirildi. 1940-41 ders yılında ilk olarak Ortaçağ Avrupa Tarihi dersleri vermeğe başladı. 1941-42 ders yılında ise buna Bizans Tarihi de ilâve edildi.
Bu sırada ikinci defa yedek subaylık vazifesine çağırıldı. T. Gökbilgin, çok kısa bir sürede hazırladığı Rumeli'de Yörükler ve Tatarlar adlı tezini vererek, vatanî hizmeti sırasında (Kasım 1942) doçentlik payesini aldı. Terhisini müteâkıb ise 1 Mart 1943'de Yeni ve Sonçağlar Tarihi Kürsüsü'nde doçent olarak vazifeye başladı.
1955'de profesör oluncaya kadar bu kürsüye (1953'de iki kürsüye ayrılmasından sonra Yeniçağ Kürsüsü) emek veren T. Gökbilgin, profesör olduktan sonra altı sene Ortaçağ Kürsüsü'nde Osmanlıların kuruluş devrini okuttu. Fakat, derslerinde olsun, ilmî çalışmalarında olsun ağırlık verdiği kısım XVI. asır Osmanlı tarihi ve özellikle Osmanlı müesseseleri ve medeniyeti tarihi olup bunun siyâsî tarihten ayrı ve bir kürsü halinde teşkilâtlanması en büyük arzusu idi. Avrupa üniversitelerinde bu konulara olan alâkanın artması ise fikri kuvvetlendiren bir âmil oldu ve 1961 ilkbaharında merhum hocalarımızdan Ord. Prof. Mükrimin Halil Yinanç ve Ord. Prof.
M. Cavid Baysun ile birlikte bu meseleyi Fakülte kurulu gündemine getirdiler. Müzâkereler sonunda program 14 Kasım 1961'de Kurulca, 14 Aralık'da ise Senatoca tasvib edilerek Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi Kürsüsü kurulmuş oldu. Kürsünün başkanlığına da Prof. T. Gökbilgin seçildi. 13 Temmuz 1977'de yaş haddi dolayısiyle emekliye ayrılıncaya kadar da, zaman zaman kürsünün faaliyetini tek başına yürütmek bahasına, bu vazifeyi devam ettirdi.
Tayyib Gökbilgin, 2 Haziran 1981'de aramızdan ebediyyen ayrılmıştır.
Yazarın Eserleri
- Sayfalar:
- 1



