
Murtaza Mutahharî
(1921-1979) Bir din bilginin oğlu olan Murtaza Mutahharî, Horasan’da Ferîman kasabasında doğdu. On yedi yaşına kadar Meşhed’de medrese tahsili gördükten sonra 1938’de Kum’a giderek tahsilini yükseköğrenim düzeyinde sürdürdü. Dönemin tanınmış bilginlerinin ve bu arada İmam Humeynî’nin derslerine devam etti. İslam öğretisini bir bütün olarak görüyor, bu bütünün güzelliğini ve parçaların birbiriyle tutarlılığını gözden kaçırmamak için, sadece fıkh kurallarını değil irfan ve felsefe kurallarını da temelden kavramak istiyordu. Tefsîru’l-Mîzan’ın müellifi ve felsefe / hikmet alanında önde gelen bilgin ve düşünürlerden olan Allame Tebatebaî’den yararlanarak ve Batı felsefesini de kavramak için kendi başına da gayretlerini sürdürerek bu alanda da önemli çalışmaları oldu. “Nehcu’l-Belage” adı verilen; Hazret-i Ali’nin mektup ve sözlerinin derlemesinden ibaret olan eseri; Mirza Ali Akaa-i Şîrazî’den okudu ve bu üstaddan da gerek ilim gerek insanlık örneği olarak çok yararlandı.
1953’de ictihad icazeti aldı. Kendisi İslam’daki bütün güzelliğinin, eksiksiz tutarlığın ve olgunluğun bilincine ve zevkine varmıştı. Oysa bu yılların İran’ında gelenekçi din bilginlerinin medrese çevresi ile, Batı örneğine göre ve çeşitli karşıt akımların etkisinde yetişmiş “aydınlar” arasında iletişim yoktu. Halk çoğunluğu ise her iki alanda da yeterli bir öğrenimden yoksundu. Mutahharî, yalnızca gerçek İslam’ın bilgi ve bilincine ulaşmak için değil, aynı zamanda İslam’ı halka ve gençliğe tebliğ etmek, ulaştırabilmek için ömrü boyunca uğraştı. Yalnızca medrese öğrencilerinin değil herkesin anlayabileceği bir dil kullanabilmek için de çaba gösterdi. İran üniversitelerinde radyoda konuşmalar yaptı. Kısa sayılabilecek ömrünü sürekli öğrenmeye ve öğretmeye tahsis etti. İslam Devrimi’nden sonra Devrim Konseyi’nde görevlendirildi. Devrim’e karşı olan güçlerce, esasen İslam yönündeki hizmetleri izlenen ve varlığı tehlikeli görülen Mutahharî, Devrim’den kısa bir süre sonra 2 Mayıs 1979’da bir suikast sonucunda şehitlik mertebesine erişti. İmam Humeynî, “Çok değerli bir evladımı kaybettim” diyerek bu şehadet dolayısı ile İslam Ümmeti’ni tebrik etti. Kum’da medfûndur. Ellinin üzerinde olan eserleri; her öğrenim seviyesindeki Müslümanlar arasında etki ve önemini sürdürmektedir.
Yazarın Eserleri
- Sayfalar:
- 1



